Milli Savunma Üniversitesi - Nizamiye


    Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın
    Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu Mezuniyet Töreni Konuşması (23 Kasım 2017)


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 858 muvazzaf subay adayının mezuniyeti vesilesiyle düzenlenen törende bir konuşma yaptı.

     
    “KARA HARP OKULU, DARBE GİRİŞİMİNİN ÖNEMLİ MERKEZLERİ ARASINDAYDI”
     
    15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yeniden yapılandırılan Kara Harp Okulu’nun ilk mezunlarını verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1834’lere kadar uzanan tarihiyle Türkiye’nin en köklü kurumları arasında yer alan okulun, 15 Temmuz darbe girişiminin önemli merkezleri arasında yer aldığını hatırlattı.
     
    Darbe girişiminin milletle birlikte engellendikten sonra kurumu kirleten darbecilerin tamamının tasfiye edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi ele geçirmek isteyenlerin işe harp okullarından başladığını söyledi.
     
    Bu okullarda son 10 yılda görev yapmış tabur komutanı düzeyindeki yöneticilerin neredeyse tamamının darbecilerle birlikte olduğunun ortaya çıkmasının çok önemli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için biz önce eski sistemi tümüyle tasfiye ettik, ardından da tüm askerî eğitim kurumlarımızı Millî Savunma Üniversitesi adıyla tek çatı altında birleştirdik” şeklinde konuştu.
     
    “TAMAMEN YERLİ VE MİLLÎ BİR YAPIYI BURALARA HÂKİM KILDIK”
     
    Asli görevi olan subay yetiştirme olan Kara Harp Okulunun yeniden yapılandırılarak eğitim-öğretim faaliyetlerine başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem eğitim kadroları, hem öğrencileri yenilenen okulumuzun tek bir gayesi vardır, o da; Türk Silahlı Kuvvetlerimize en iyi, en donanımlı, en kabiliyetli subayları yetiştirmektir. Harp okullarımıza bunun dışında bir misyon biçmeye kalkanlara kesinlikle izin vermeyeceğiz” dedi.
     
    Bugün diğer harp okulları gibi Kara Harp Okulunun da milletin evlatlarının tamamına kapıları açık olacak şekilde öğrenci kabul ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir ideolojinin, hiçbir kesimin, hiçbir marjinal zihniyetin okullarımızı ele geçirmesine imkân vermeyecek, tamamen yerli, tamamen millî bir yapıyı buralara hakim kıldığımıza inanıyorum” diye konuştu.
     
    Millî Savunma Üniversitesine bağlı tüm okulların yeni yapılarıyla sürekli geliştirilip güçlendirilmesi ve ileriye doğru gitmesi için kendilerine her türlü desteği vereceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, okulun yeni döneminin ilk mezunları olan 858 teğmeni tebrik edip kendilerine görev yerlerinde başarılar diledi.
     
    “250 BİN GENÇ HARP OKULLARIMIZA GİRMEK İÇİN MÜRACAAT ETTİ”
     
    Tarih kitaplarında Türk milleti için “asker millet” tanımının yapıldığına değinerek, askerlikle ilgili mesleklerin milletin gönlünde daima ayrı bir yeri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi çocukluğumdan biliyorum. Akranlarımızın çoğunun hayali subay olup şu güzel üniformayı giymek, o kılıcı taşımaktı. 15 Temmuz darbe girişiminin yol açtığı tüm olumsuzluklara rağmen bu yıl harp okullarımıza girmek için 250 bin gencimizin müracaat etmiş olmasının gerisinde de işte bu duygu yatıyor” sözlerine yer verdi.
     
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm milletin ortak değeri olması gibi ordunun da herkesin ordusu olduğunu vurguladı ve devamında şunları söyledi: “Önümüzdeki yıl harp okullarımıza yapılan müracaat sayısının katlanarak artacağına inanıyorum. Çünkü bu ordu darbecilerin, cuntacıların, vesayetçilerin ordusu değildir. Bu ordu, FETÖ’cülerin ordusu hiç değildir. Bu ordu şu veya bu yabancı kurumun ordusu hiç değildir. Bu ordu sadece ve sadece Türkiye’nin ordusudur, Türk milletinin ordusudur. Bu ordunun şerefli subayları, Türkiye’nin subaylarıdır, Türk milletinin subaylarıdır. Bu ordunun kahraman askerleri Türkiye’nin askerleridir, Türk milletinin askerleridir. Bu sancak tıpkı bayrağımız gibi, tıpkı ezanlarımız gibi gerektiğinde canımız pahasına korumamız gereken namusumuzdur.”
     
    “HİÇ KİMSENİN ORDUMUZU YIPRATMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”
     
    Vatanın korunmasının emanet edildiği orduya kimsenin musallat olmasına, kem söz etmesine, tacize varan sataşmalarda bulunmasına izin vermeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ordunun anayasada teyit edilmiş Başkomutanı olarak, her bir subayımızın, her bir askerimizin şerefini, onurunu, haysiyetini korumak şahsımın en başta gelen görevidir. Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılmış her saldırı, şahsıma yapılmış demektir” vurgusunda bulundu.
     
    Ordu içerisine sızmış darbeci ve cuntacı hainlerle mücadele etmekle, orduyu zayıflatacak, askeri rencide edecek davranışlar içine girmenin ayrı şeyler olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hainlerle mücadeleyi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama hiç kimsenin bunu fırsat bilip ordumuzu, subaylarımızı, askerimizi yıpratmasına da müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biz sizlere en önemli kutsallarımızı, ezanımızı, bayrağımızı, sancağımızı, sınırlarımızı emanet ediyoruz” açıklamasında bulundu.
     
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülke ve millet olarak öyle bir dönemden geçiyoruz ki, ordumuza, ordumuzun gücüne, ordumuzun kabiliyetlerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Türkiye kendi sınırları içinde tarihinin en büyük terörle mücadele operasyonlarını yürütüyor.”
     
    “OPERASYONEL KABİLİYET VE TECRÜBE BAKIMINDAN DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDULARINDAN BİRİNE SAHİBİZ”
     
    Aynı şekilde sınırın Irak tarafında da terör örgütüne çok ciddi darbeler vurulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla kalmıyor, Suriye’de çok önemli operasyonlar gerçekleştiriyoruz. Katar’dan Somali’ye, Afganistan’dan Bosna’ya kadar pek çok yurt dışı misyon görevini başarıyla yerine getiren bir ordumuz var. Açık konuşmak gerekirse, bugün Türkiye operasyonel kabiliyet ve tecrübe bakımından her hâlde dünyanın en güçlü birkaç ordusundan birine sahiptir. Günün 24 saati, yılın 365 günü kesintisiz operasyon yürütebilecek böyle güçlü bir ordumuz olmasaydı, inanın bana bizi bu coğrafyada bir gün yaşatmazlardı” dedi.
     
    Fırat Kalkanı Harekâtında DEAŞ’ı birkaç ay içerisinde çökerten de, çukur eylemlerinde masumla haini hassasiyetle ayırıp bölücü terör örgütünü açtığı çukurlara gömenin de Türk ordusu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka ülkeler kendi güvenliklerini birtakım uluslararası kurumlara, başka birtakım devletlere havale edebilir. Bizim Türkiye olarak böyle bir şansımız kesinlikle yoktur. Biz her ne yapacaksak kendimiz yapacağız” şeklinde konuştu.
     
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Suriye krizi sırasında bir kez daha gördük ki, başımız gerçekten belaya girdiğinde ülkemize elini uzatacak ne bir uluslararası kurum, ne de kendi kardeşlerimiz dışında bir toplum yoktur. Dost ve kardeş toplumların maalesef askerî olarak bize katkı sağlayacak güçlü bir durumları olmadığını da gayet iyi biliyoruz. Hani ‘iyi gün dostu’ derler ya, üyesi bulunduğumuz uluslararası kurumların böyle olduğunu gördük, yaşadık ve yaşıyoruz; onun için kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Türk Silahlı Kuvvetlerimizi her bakımdan geliştirmek, güçlendirmek, büyütmek mecburiyetindeyiz. Hamdolsun, şu anda artık savunma sanayimiz 15 sene öncesiyle asla mukayese edilemeyecek güce ulaşmıştır. Ve bizi kapılarında bekletenler, bize talep ettiğimiz silahları vermeyenler artık şunu görüyorlar: Türkiye, evet, o vermediğimiz silahları kendisi yapıyor; daha güçlüsünü yapmaya da devam ediyoruz, edeceğiz.”
     
    “KAHRAMANCA GÖREV YAPAN TÜM ASKERLERİMİZE ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”
     
    Özellikle gençlerin moral ve şevkini yükseltmenin; ülkelerine, milletlerine ve devletlerine bağlılıklarını daha da güçlendirmenin yollarının aranması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü Türkiye’nin dünü zordu, bugünü meşakkatli, yarını daha da sıkıntılı olabilir. Tüm bunların üstesinden gelebilmek için, önce kendimize güvenmemiz, tarihimize, kültürümüze, değerlerimize vakıf olmamız gerekiyor” dedi.
     
    Okullarından mezun olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin saflarında göreve başlayacak olan teğmenlerin aynı zamanda orduyu gelecekte yönetecek kurmay adaylar olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önlerinde askerlik sanatını icra edecekleri uzun bir dönem var, ben şimdiden gazanız mübarek olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
     
    Bu milletin, bu coğrafyadaki bin yıllık varlığını, o gaza ruhunu yitirmeyişine ve her zaman mücadeleye hazır oluşuna borçlu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de, Irak’ta, diğer ülkelerde, sınır boylarımızda, dağlarımızda ve ihtiyaç duyulan her yerde, istiklalimiz ve istikbalimiz için kahramanca görev yapan tüm askerlerimize şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim onları her türlü beladan, kazadan, ihanetten, saldırıdan muhafaza buyursun. Milletimiz dualarıyla ve sevgileriyle daima askerimizin, polisimizin, jandarmamızın, güvenlik korucularımızın yanındadır” dedi.